'Kadına şiddet terörün farklı bir penceresi oldu'

Türk Tabibler Birliği araştırdı: 2010 yılının ilk 7 ayında; 478 kadının tecavüze, 722 kadın tacize uğradı, 6 bin 423 kadın ise aile içi şiddet nedeniyle hastaneye başvurdu.
DP Kadın Kolları Başkanı Avukat Ayşegül Dalkır Kahveci, Türkiye’de terörün bir başka boyutunun da kadınlara yönelik yaşandığını belirterek “Kadına karşı terör olaylarında” yaşanan artışa dikkat çekti.

Kahveci, 2010 yılının ilk 7 ayında 6 bin 423 kadının aile içi şiddet sebebiyle hastanelere başvurduğunu hatırlatarak sorunun çözümünün Meclis’te daha fazla kadın temsilci olduğunu ifade etti.
Yaptığı değerlendirmede Türkiye’de resmi rakamlara göre, her gün ortalama 5 kadının hayatlarındaki erkekler tarafından herkesin gözleri önünde katledildiğini ifade eden Kahveci, “Artık terörün farklı bir penceresi daha var. Kadına karşı terörün son bulması gerekiyor. 2011 Haziran seçimleri kadınlar adına bunun için iyi bir fırsat” dedi. Kahveci kadına karşı işlenen cinayetlerin çoğunluğunun boşanma ve ayrılma gibi sebepler öne sürülerek gerçekleştirildiğini belirterek teröre kurban verilen şehitler ile aile içi şiddete maruz kalan kadınların oranlarını karşılaştırdı. Kahveci, şöyle devam etti:
“2002 yılında 66 kadın hayatını kaybederken terör yüzünden 17 canımızı kaybetmişiz.
2003 yılında 83 kadın hayatını kaybederken terör yüzünden 94 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. 2004 yılında 164 kadın hayatını kaybederken terör yüzünden 103 vatandaşımız hayatını kaybetmiş.2005 yılında 317 kadın hayatını kaybetmiş. Aynı yıl 135 güvenlik görevimizin hayatını terörle son bulmuş. 2006 yılında 663 kadın vahşice hayatını kaybederken 149 güvenlik görevlimizi teröre kurban verdik. 2007 yılında 1011 kadın öldürülürken 183 güvenlik görevlimiz maalesef terörün kurbanı olmuş. 2008 yılında 806 kadın öldürülürken 222 güvenlik görevlimiz hayatını kaybetmiş.2009 yılında 953 kadın katledilmiştir. Bunun yanında 101 güvenlik görevimiz hayatını kaybetmiştir. Yani terörden beter bir tablo ile karşı karşıyayız. istatistikler gösteriyor ki AKP iktidarından önce kadına karşı işlenen cinayetler yok denecek kadar az.
AKP’nin iktidara gelmesi ile Sayın Başbakan ve partisinin kadına olan bakışında özellikle 'en az 3 çocuk yapın', 'kadınlar çalıştığı için erkeklerin işsiz kalmasına sebep oluyor' ve referandumdan sonra 'başı açık kadınlar başı kapalıları desteklemiyor' gibi konuşmaları ve yok olduğu iddia edilen fakat gerçekte var olan ekonomik bozukluk; işsiz olan evin reisini eşine ve çocuklarına karşı şiddete itiyor. Sonuç olarak teröre verdiğimiz şehit sayısından fazla kadın cinayetleri ile karşı karşıyayız.”
-SADECE 7 AYDA 6 BİN 423 MAĞDUR-
Türk Tabipleri Birliği'nin araştırmasına göre, 2010 yılının ilk 7 ayında; 478 kadının tecavüze, 722 kadın tacize uğradığı; 6 bin 423 kadın ise aile içi şiddet nedeniyle hastaneye başvurduğunu belirten Ayşegül Dalkır Kahveci, ne yasaların ne de mevcut sığınma evlerinin bu kadınların taleplerine karşılık veremediğini kaydetti. Resmi rakamlara göre, Türkiye genelinde 38'i devlet kurumlarına 14'ü özele ait olmak üzere toplamda 52 kadın sığınma evi bulunduğunu hatırlatan Kahveci, “Mevcut kadın sığınma evleri ise yetersiz kalıyor. Her sığınma evinde ortalama 30 kişi kalabiliyor. Doluluk oranının yüzde 100'e ulaştığı bu evlerde mağdurlara yeterli ölçüde yardımcı olma noktasında sıkıntı yaşanıyor. Ve bir kadın sığınma evinde 3 aydan fazla kalamıyor. Sadece Güneydoğu Anadolu bölgemizde; 2010 yılında bölgede öldürülen kadınların sayısı 72 olmuş. Yine 2010 yılı içerisinde 113 kadın intihar etmek sureti ile yaşamını yitirmiş, 73 kadın ise intihar teşebbüsünde bulunmuştur. Kadınlara yönelik taciz ve tecavüz olayları gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Kadınlarımızın 4 milyonu okuma yazma bilmiyor. Şimdi 2023 diye kendilerine ait olmayan bir fikri meydanlarda kullanıyorlar. Fakat bunun içerisinde kadın yok” dedi.
-ERKEKLER POLİTİKA GELİŞTİRMEKTEN UZAK-
Kadına yönelik şiddetin çözümü için kadınların Meclis’te temsil oranının yükseltilmesi gerektiğine de vurgu yapan Kahveci şunları söyledi:
“Şu anda seçim meydanlarında hiçbir siyasi parti liderinin bu konuda bir açıklamasını duymuyoruz. Mecliste olan siyasi parti liderleri veya kadın vekiller şu ana kadar bu cinayetler karşısında hiçbir açıklama yapmadılar. Türkiye’nin yüzde 53 nüfusu kadın ve seçimlerde iktidarı belirleyici etkenlerden birincisi yine kadınlar. Eğer kadınlar mecliste temsil edilmezler ise yani oransal olarak bu oran yüzde 50 rakamına ulaşmazsa cinayetler artarak devam edecek. Erkekler kadınlara yönelik politika geliştirmekten çok uzaktır. Kadınların sorunlarını ancak kadın temsilciler çözebilir. Kadınlar eğitilmeli ki meslek sahibi olsunlar. Kadın istihdam oranı yüzde 24.Bu oranın yarısı ise kayıt dışı istihdam edilen ücretsiz geçimlik tarım işçisi. Yüzde 5’lik kadın istihdamında oluşacak olan artış bir ülke’de yüzde 15 oranında yoksulluğu bitiriyor.”
Kahveci MHP’de yaşanan kaset olaylarına da göndermelerde bulunarak kaset siyasetleri üzerinden kadınların sorgulandığını ve suçlandığını da sözlerine ekledi. “Çok eşlilik yasal olsun” diyen Sibel Üresin’e de “Bu kadın Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan insanımızın yüzde 95’inin borçlu olduğunu geriye kalan yüzde 5‘inin refah içerisinde olduğunu unutuyor. Bir ülkede son dokuz yılda fuhuş yüzde 1400 artıyorsa sorumluluk dokuz yıldır ülkeyi yöneten iktidar ve TBMM'de muhalefet sıralarında oturanlarındır” dedi.
(ANKA)

Ayşegül Dalkır Kahveci - Dalkır Hukuk Bürosu - Boşanma Avukatı - Ankara - En iyi Boşanma Avukatı - Türkiye'nin en iyi boşanma avukatı