Kadınlarımız, Cumhuriyet Tarihinde Olmadığı Kadar Şiddete Maruz kaldı

Demokrat Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Av. Ayşegül Dalkır Kahveci, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
"Kadınlarımız, Cumhuriyet tarihinde olmadığı kadar şiddete maruz kaldı."
12 Eylül Anayasa referandum kampanyasında siyasi iktidar, kadınlara pozitif ayrımcılık propagandasıyla kadınlarımızı kandırmıştır.

Referandumdan bugüne kadar, Yargıda % 33 olan kadın hakim oranı, % 2lere düşürüldü. 20 müsteşardan sadece biri kadın.138 genel müdürden ise sadece 10u kadın. Kamuda görev yapan üst düzey yöneticilerin % 93ü erkek. Bu mu kadına pozitif ayrımcılık?
Ayşegül Dalkır Kahveci mesajında şu görüşlere yer verdi

Yargıda % 33 olan kadın hakim oranı, % 2lere düşürüldü

Türkiye Büyük Millet Meclisinde kadınlarımızın temsil oranı % 14 e çıkmış olsa bile, 77 yıl öncesinde verilmiş olan haklarımız sadece seçme yönünde kadınlarımız adına kullandırılmıştır.12 Eylül referandum sürecinde siyasi iktidar tarafından Anayasada mevcut bir hak sanki yokmuş gibi gösterilerek, kadınlara pozitif ayrımcılık adı altında vatandaşlarımız kandırılmış, referandumdan bugüne kadar geçen sürede, yüksek yargıda % 33 olan kadın hakim oranı % 2lere kadar düşürülmüştür. Bunun neresi kadına pozitif ayrımcılık?
Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan kadın milletvekilleri, kadının toplumsal sorunlarından çok uzakta işlevsiz olarak görev yapıyor. Özellikle bugünlerde Arap dünyasına hayranlık besleyen sayın hükümet ve üyelerine "Suudi Arabistanda kadınlara oy hakkının 2011 yılında verildiğini, kadınların araba kullanmasının ise halen yasak olduğunu, İranda ise çok istisnai durumlar haricinde kadının boşanma hakkının olmadığını " tekrar ve defaten hatırlatmak isterim.

Cumhuriyet sayesinde haklarını edinen kadınlarımız, bu haklarını da kaybetmeyle karşı karşıya bırakılmıştır. Kadınlarımız özellikle son dokuz yıllık süreçte Cumhuriyet tarihinde olmadığı kadar şiddete uğramaya ve işsiz bırakılmaya maruz bırakılmıştır.

Sadece, bir kadın müsteşar var

Maalesef seçme ve seçilme hakkımızın, Cumhuriyet sayesinde elde edildiği bu yıldönümünde kadınlarımız kamu ve özel sektörde kendilerine yer bulmakta da zorlanmaktadır. Kamuda görev yapan üst düzey yöneticilerin % 93ü erkek. Peki bu ülkenin nüfusunun % 53ü kadın. Bu nasıl pozitif ayrımcılık? 20 müsteşar içinde sadece bir müsteşar kadın; 42 bağlı kurum genel müdüründen sadece 5i, Bakanlıklarda çalışan 96 genel müdürden sadece 5i; 959 daire başkanının ise sadece 139u kadın. Yani yok denecek kadar az kadın bürokratımız var.

Dünya Ekonomik Forumu, 2010 verileri Cinsiyet Ayrımcılığı Raporunda 134 ülke arasında Türkiyeyi 126ncı sıraya koyabilmiş. Türkiye özellikle ekonomik eşitlikte sınıfta kalarak İran, Fas ve Ürdünün arkasında kalarak sondan dördüncü olmuştur. Yayınlanan raporda Üst düzey görevde çalışan kadın sayısı yüzde 10. Kadınların iş kollarına entegre edilmesi gerekir yorumu son derece dikkat çekmektedir.

Kadınlarımızın ekonomiye katılımda 132inci, maaş eşitliği konusunda 102inci ,eğitimde 106ıncı , okur-yazar, adın-erkek eşitliği konusunda 104üncü , sağlıkta 62inci , siyaset alanında kadın-erkek eşitliği konusunda 89uncu, kadının parlamentoda temsilinde 82inci, kadın bakan sayısı açısından ise 135 ülke arasında 99uncu sırada yer alabilmiştir.

Kadınlara verilen değer çok düşük

Kadın işgücünde 125inci sırada olan Türk kadınları gelir durumuna göre dünyada sondan 10uncu, (Türkiye, kadın-erkek çalışan işgücü farkının en yüksek olduğu ülke) eğitim seviyesinde 109uncu sıraya oturan Türk kadınları, orta öğretime devam etme oranlarında 114üncü sırada yer alabiliyor. Bu istatistikler maalesef hükümet tarafından duyulmak istenmiyor. Ancak hükümetin bahsettiği pozitif ayrımcılıktan söz etmek hangi akla ve mantığa uymaktadır? Mevcut durum, iktidarın Türkiyeye yerleştirmeye çalıştığı İLERİ DEMOKRASİ masalının koskocaman bir balon olduğunun en büyük delilidir. İcraatı rakamlar belirler. Bu hali ile bu rakamlar toplumumuzda kadınlara verilen değerin ne denli düşük olduğunu açık ve net olarak göstermektedir.

Kadınların temsil oranı ülkemize yakışmıyor

Parlamentoda yer alan kadın vekillerimizin durumu ise; oransal artış olmasına rağmen maalesef yetersiz olduğunu rakamlar söylemektedir. 471 erkek, 79 kadın vekil mecliste. 43 ilin toplam 141 milletvekili arasında hiç kadın yok. Mecliste 116 milletvekili ile temsil edilen 26 ilden yalnızca birer kadın milletvekili milletin meclisinde yer almıştır. Herhalde bu illerde sadece erkekler yaşamaktadır, hiç kadın yaşamamaktadır.

Kadınımıza seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 77.yıldönümünde aklı selim ve referansı Cumhuriyet olan kadınlarımızın bu gününü kutluyor ve % 53ü kadın olan bir toplumda %14lük temsil oranının ülkemize yakışmadığını, kadınlarımızın doğruyu görmeleri gereğini ifade ederek Türkiye Cumhuriyeti kadınlarına yakışan oranda mecliste yer almalarını temenni ediyorum.

Seçme ve seçilme hakkını bizlere bahşeden Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ulu önder Atatürk ve silah arkadaşlarını tekrar rahmetle anıyor, tüm milletimizin ve kadınlarımızın bu özel gününü kutlarken Cumhuriyetimizin 88.yılında kadınlarımıza tanınan hakların kadınlarımız tarafından kullanılmasını temenni ediyorum."
Kaynak: Bandırma Manşet Gazetesi

Ayşegül Dalkır Kahveci - Dalkır Hukuk Bürosu - Boşanma Avukatı - Ankara - En iyi Boşanma Avukatı - Türkiye'nin en iyi boşanma avukatı