Kahveci,8 Mart Dünya Kadınlar günü sebebi ile bir açıklama yaptı

8 Mart Dünya Kadınlar günü sebebi ile bir açıklama yapan Demokrat Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Av.Ayşegül Dalkır Kahveci iktidara önemli uyarılarda bulundu.
Mesajında Kahveci “ Bugün artık Türk Devleti sorunu ile karşı karşıyayız” diyerek şunları ifade etti.
“Türkiye’de kadınlarımızın sorunları maalesef sadece işçi kadınların sorunları ile sınırlı kalmamakta ve KADINA ŞİDDET HER TÜR BOYUTUYLA yaşanmakta, kadın istihdamı her geçen gün azalmakta, siyasette temsil istenilen oranlara bir türlü ulaşamamakta ve hala kadın erkek eşitliği bir türlü kabullenilememektedir.

Bu konuda hep beraber vermemiz gereken mücadelede biz kadınlarımızın tüm bu sorunlarına çözüm önerilerini seçimlerden önce hazırladık ve sunduk. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının bugün birtakım uygulamalarına baktığımızda bizim seçim beyannamemizde yer alan taahhütlerimizi kullandığını ve uygulamaya geçirdiğini görüyoruz. Ancak geçen lerde bir televizyon programında izlediğimde “ Bakanlığımdan sonra ben de hukuk fakültesi okuyacağım “ diyerek çaresizliğini ortaya koymuştur. Maalesef bakanlığından sonra hukuk okumasının kimseye faydası yok. Kadına yönelik cinayetler ve şiddeti önlemede yetersiz kalınmış, göz göre göre kadınlar defalarca şikayette bulunarak devletten koruma istemelerine rağmen öldürülmüşlerdir. Şu anda bu konuda bir yasa tasarısı gündemde ve şiddete uğrayan kadınlara geçici olarak aylık bağlanması düşünülüyor. Ancak tasarıda bunun hangi bilgi ve belgelere göre ve tam olarak hangi kadınlara uygulanacağı açık değil. Bilgi ve belge aranmaksızın mülki amir keyfi karar verirse bu durum eşitsizliğe yol açacak. Kolluk güçlerinin yetkisi artırılmış ancak kolluk amiri bu konuda yeteri kadar ehliyete sahip değil yine keyfi uygulama yaratabilir. YASA YAPMANIN HUKUK SİSTEMİMİZDE BİR TEKNİĞİ VARDIR. Hükümetin yaptığı gibi bir gecede kanun çıkartamazsınız. Yasa yapmanın temel ilkeleri KAMU YARARI, ADİL VE EŞİT OLMAK, TEMSİL İLKESİ ( tüm menfaat gruplarının temsil edilmesi) TEPKİSEL MÜZAKERE( muhalefetin de görüşlerine yer verilmesi) ilkeleridir. Bugün çıkarılan hiçbir yasada bu ilkelere yer verilmediğinden bu hükümetin çıkardığı yasalar kalıcı olmayacaktır.
Yargı reformu yapacağız deniliyor avukatlara barolara sorulmuyor .Herhalde icra memurlarına soruluyor, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında kanun tasarısı gündemde. Kentsel dönüşüm deniliyor ancak bu tasarıda da “ uygulama bütünlüğü düşüncesiyle sizin eviniz hasarlı olmasa dahi yan binanız hasarlı ise sizin evinizi de yıkma hakkı getirilmiş” bu konuda para ödenmesi ev verilmesi keyfiyete bağlanmış , TOKİ ve şehircilik bakanlığına yetki verilmiş .Konunun uzmanlarına göre mimar,şehir ve bölge plancısının görüşleri alınmadan müteahhitlere hazırlatıldığı düşüncesi hakim…Mülkiyet hakkı Anayasal bir haktır. Kimsenin mülkiyet hakkını afet riski gerekçesiyle gaspedemezsiniz.
Devlet Sırrı Kanunu tasarısı beklemede öyle bir tasarı ki Cumhurbaşkanı,Başbakan ve bazı Bakanların gizli bilgi ve belge saydığı hiçbir belgeyi 75 yıla kadar denetleyemeyeceksiniz,soruşturma konusu yapamayacaksınız. Arabuluculuk yasa tasarısına göre hukuk mezunu olmayanlar 100 saatlik eğitimle arabuluculuk yapacak ki bu da Ankara Barosunun Uluslar arası Hukuk Kurultayında MODERN KADILIK olarak değerlendirilmiştir.
Anayasa’da beş yıl olduğu açıkça belli olan bir konuda Cumhurbaşkanlığı seçim kanunu çıkaramazsınız. Yine Anayasa değişikliği çerçevesinde sayın Meclis Başkanı biz bu konuda vatandaşa soruyoruz diyor. Kime ne sorulacağı ne hazırlatılacağı tamamen karışmış durumda. Bana göre vatandaşın böyle bir talebi yok. Olmadığı halde KÖTÜ NİYETLE bir takım değişmez değerlerimiz maalesef tartışmaya açılmış ülkenin kuruluş felsefesi bağımsızlık mücadelemizin sembolleri olan CUMHURİYET, ATATÜRK VE ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ, ANDIMIZ, ÜLKEMİZİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ VE SON OLARAK ATATÜRK’ün GENÇLİĞE HİTABESİ tartışılmaktadır.Ve ne hazindir ki İçişleri Bakanının da katıldığı ORDU’da düzenlenen AK Parti Kadın Kolları toplantısında AKP’li kadınlar TÜRK BAYRAĞI’nın üzerine oturmuş ve bayrağımıza saygısızlık etmişlerdir. Bakan bayrağın kıymetinden bahsediyor onlar hala oturmaya devam ediyorlar. Bu zihniyet fikri neyse zikri de odur davranışıdır. Biz buna müsaade etmeyiz,edemeyiz.
Tüm bu hususlar çerçevesinde ülkemizin bağımsızlığı, cumhuriyetimiz, hukukun üstünlüğüne güven, yargı bağımsızlığı olmadığı sürece kadın veya erkek olmak önem taşımamakta tüm bu değerlerimiz yerine oturduktan sonra arkasından kadın erkek eşitliğine yönelik uygulamalar da gelecektir. Eğitim gibi en önemli konuda 12 yıl hatta ana sınıfı ile birlikte 13 yıl zorunlu eğitim mücadelesi verirken 4+4+4 gibi modeller şimdiye kadar verilen tüm mücadeleyi sıfırlayacaktır. Meslek liseleri ve ara eleman eksikliği buna gerekçe olamaz. Anne olarak ve kadın olarak ve bu ülkenin bir bireyi, vatandaşı olarak çocuklarımızın eğitimi, mülkiyet hakları ve ülkemizin geleceği bizleri daha çok düşündürmektedir. Bizler; bu hükümetin tüm milli ve manevi değerlerimizi istismar etmesine, bu tür değerleri yok ederek halkımızı sadece yemek yiyen, karnını doyuran, ısınan hiçbir düşüncesi olmayan bireylere indirgemesi TUZAĞINA DÜŞMEYELİM. Her ne pahasına olursa olsun ülke menfaatlerimiz şahsi menfaatlerimizin önünde olsun. Bizim başka ÜLKEMİZ, BAŞKA TÜRKİYE CUMHURİYETİ YOK…
Tüm kadınlarımızın dünya kadınlar günü kutlu olsun. “ dedi.

Ayşegül Dalkır Kahveci - Dalkır Hukuk Bürosu - Boşanma Avukatı - Ankara - En iyi Boşanma Avukatı - Türkiye'nin en iyi boşanma avukatı