Kahveci'den "Türk Siyasetinde Kadın" Raporu

Demo Image

Demokrasi ve Kadın Platformu Başkanı Av. Ayşegül Dalkır Kahveci, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 78.yılı nedeni ile bir rapor hazırladı.

78.yıl sebebiyle Av. Ayşegül Dalkır Kahveci açıklamasında "Türkiye'de kadının hala siyasette yeterli temsil oranına ulaşamadığını" belirtti.

"Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 78.yılını kutluyoruz. Fakat bu kutlama buruk bir kutlama. 1935 yılında kadınların siyasette temsili açısından dünyada 2.sırada yer alırken, bugün maalesef 96 ülkenin yer aldığı listede son sıralarda 90.sırada yer alabiliyoruz.

Dünya ülkeleri arasında kadınlara siyasette temsil hakkının tanındığı 8.ülke olmamıza rağmen bugün 78 yıl öncesinden çok daha geri sıralarda yer almayı siyasette kadın temsili açısından doğru algılamamız gerekmektedir.

O günden bu güne 78 yıllık siyasi tarihimizde parlamentoya adım atan kadın milletvekili oranı  %14'ü aşamamıştır. Yani % 53'ü kadın olan bir ülkenin siyasette kadın temsil oranı sadece % 14'e ulaşabilmiş. Oysaki bir ülkede kadınların siyaseten temsilde yer alabildiğinden bahsedebilmek için bu oranın en az  % 33 olması gerekiyor.   Birleşmiş Milletler siyasete katılım 2012 raporunu açıkladı: 96 ülkelik listede 90.sıradayız. Dünyada kadınların mecliste yer  alma oranlarının ortalaması % 19,7.  Henüz dünya ortalamasına dahi ulaşamamışız. Yerel yönetimlerde durumumuz daha vahim. 2898 erkek belediye başkanına karşın sadece 26 kadın belediye başkanımız,34.145 erkek muhtara karşın 65 kadın muhtarımız var.

Rakamlar aslında her şeyi özetliyor. Biz Türk kadını olarak 78 yıl önce " Seçme ve seçilme hakkını" Atatürk'ün önderliğinde elde etmişiz. Fakat maalesef bu hakkımızı henüz seçilme yönünde kullanabilme iradesini gösterememişiz. Seçme ve seçilme hakkımızı elde etmiş olduğumuz 78.yılımızda dileriz ki Türkiye siyasetinde, kamu, özel tüm kurum ve kuruluşlarda kadınlarımız daha fazla oranda temsil edilsin. Kadın erkek eşitliğine inanan demokratik ve gelişmiş ülkelerde aslolan budur. " dedi.

DEMOKRASİ VE KADIN PLATFORMU "TÜRKİYE VE DÜNYADA SİYASETTE KADIN " Raporu

Cumhuriyetin 1923 yılında kuruluşundan sonra ulu önder Atatürk'ün öncülüğünde birer birer gerçekleşen devrimlerimizle birlikte 1930'da Türk kadınlarına ilk defa Belediye seçimlerinde oy kullanma (seçme hakkı)  tanınmış olup 1934 yılında ise seçme ve seçilme hakkı bir arada tanınmıştır.  Bu arada dünya ülkelerine bakıldığında kadınlara ilk kez seçme hakkı 1893 yılında YENİ ZELANDA 'da verilirken seçilme hakkı ise bu ülkede 1919'da verilmiş;   kadınlara ilk kez hem seçme hem de seçilme hakkını birlikte tanıyan ilk ülke ise 1906 yılında FİNLANDİYA oldu. Bu bağlamda ülkemizde diğer dünya ülkelerine yakın tarihlerde 8. ülke olarak ve hatta pek çok Avrupa ülkesinden önce seçme ve seçilme hakkını elde ettik.1935 yılında kadın milletvekili oranı ile dünyada ikinci sıraya girmeyi başardık.

O günden bu güne 78 yıllık siyasi tarihimizde parlamentoya adım atan kadın milletvekili oranı  %14'ü aşamamıştır. Oysa ki bir ülkede kadınların siyaseten temsilde yer alabildiğinden bahsedebilmek için bu oranın en az  % 33 olması gerekiyor.  Tarihsel süreçte;

1935'te 18, 1939'da 15, 1943'de 16,   1946 – 1949'da 9,  1950-1951'de 3, 1954'de 4,  1957'de 8,  1961'de 3, 1965- 1966-1968'de 8,  1969'da 5,  1973-1975'de 6, 1977-1979'da 4,  1983- 1986'da 12,  1987-1991'de 6,  1991-1995 'de 8,  1995'de 13, 1999'da 24,  2002'de 24,  2007'de 50, 2011'de ise 79 kadın milletvekili meclise girebilmiştir.  Yerel yönetimlerde bu oran daha düşük:  % 1,95.  İl genel meclisinde kadın temsil oranımız %3,56. Kadın belediye başkanı sıralamasında 42 Avrupa ülkesi arasında sondan dördüncü sırada. Türkiye'de 2.898 erkek belediye başkanı 26 kadın belediye başkanı bulunmakta.

Siyasete katılımın ilk basamağı muhtarlık ve ihtiyar heyetleri. 34.145 erkek muhtara karşın 65 kadın muhtarımız var.  Yıllar yılı hüküm süren toplumsal, ekonomik ve siyasal engeller  maalesef  bu tabloyu ortaya çıkarmaktadır. Siyasetin sanki sadece erkeklere özgü bir iş gibi algılanması,  erkek egemen kültürün kadınlara toplumsal hayatta ev işleri ile anneliğe ilişkin faaliyetleri verdiğinden kadınlar siyasetten uzak tutulmaktadır.Türkiye'de kız çocuğunun siyasal kadrolarda yer almasına karşı çıkma oranı %67,4 iken erkek çocuğunun ki  %42,6'dır.   Yine siyasetin kendi doğasından gelen bir algı olarak  Türkiye'de siyaset yapmanın zor ve yoğun mesai gerektirdiği; siyasal sistem içerisinde birçok şey bireyin üzerine inşa edildiğinden bireyin güçlü olması gerektiği ve kadınların zayıf olarak algılanması sözkonusu.  Kadınların kendi algılarından kaynaklanan bir durum da kadınların  sivil toplum örgütlerinde yer almasına rağmen siyaset yapmayı zor bulmasıdır.  Ancak son dönem meclislerinde seçilen kadın milletvekillerimizin çoğu  KADIN ÖRGÜTLERİNDEN, SİYASİ PARTİLERİN  KADIN KOLLARINDAN,  KADIN GİRİŞİMCİLERDEN VEYA KADIN SORUNLARI ÜZERİNE AKADEMİK ÇALIŞMA YÜRÜTMÜŞ KADINLARDAN  geliyor.

Üst düzey yöneticilerine baktığımızda ;

80  erkek vali 1  kadın vali görev yapmakta,

98  erkek rektör, 5 kadın rektör bulunmakta,

DİSK,TÜRKİŞ, HAK-İŞ, KAMU-SEN, MEMUR-SEN, TOBB, MÜSİAD,TZOB, TESK  yönetim kurullarında hiç kadın yok.

Hükümette ise 25  erkek ve 1 kadın bakanımız var. Dünyada ise en fazla kadın bakana sahip ülke FİNLANDİYA .

Finlandiya'da   20  bakandan 12 si kadın,

İspanya'da       17  bakandan 9'u  kadın,

Avusturya'da   13  bakandan 6'sı kadın,

İsveç'te              22  bakandan 10'u kadın.

Ulusal parlamentolar düzeyinde en fazla kadın milletvekiline sahip ülke İSVEÇ oldu.  Avrupa ülke parlamentolarına baktığımızda ;

İsveç'te   349 milletvekilinin  165'i kadın,

Finlandiya'da 200  milletvekilinin 85'i kadın,

Hollanda'da  150 milletvekilinin 59'u kadın,

Belçika, Danimarka ve Norveç'te oran %35'i geçmiş durumda.

Fransa, Almanya ve İngiltere'de ise kadın milletvekili oranı  % 20'yi geçmiş durumda. Bir ülkenin Avrupa parlamentosuna gönderdiği kadın milletvekili sayısı genellikle o ülkenin kadın milletvekili konusunda da fikir veriyor. 2009'da gerçekleştirilen son seçimler Avrupa parlamentosundaki kadın milletvekili sayısını % 35'e ulaştırdı.

Şu anda RUANDA'da 80 milletvekilinin 45'i kadın. GÜNEY AFRİKA'da 400 milletvekilinin 178'i kadın. PAKİSTAN'da % 22 oranında kadın milletvekili ve üç kadın bakan ,  HİNDİSTAN'da ise %33 oranında kadın milletvekili var.Bu ülkeler oranlarını ancak kota uygulamaları ve pozitif ayrımcılık ( olumlu ayrımcılık ) uygulamaları ile artırdılar. Kota uygulaması sadece bu ülkelerde değil, bazı Avrupa ülkeleri, az gelişmiş ülkeler ya da gelişmekte olan ülkelerde de uygulanıyor.  Kota(parite)  uygulaması kadın erkek eşitliğini olgusal olarak sağlamak ve hızlandırmak için fırsat ve uygulamada eşitlik sağlayan bir alternatiftir.  Siyasal yaşamda temsil edilmeyen bir cinse en azından belli bir oranda temsil edilme güvencesi getiren eşitlikçi ve demokrat bir anlayıştır.

Birleşmiş Milletler siyasete katılım 2012 raporunu açıkladı. 96 ülkelik listede 90. Sıradayız. Birleşmiş Milletler Kadın Birim Başkanı Michelle, Bachelet listenin açıklandığı basın toplantısında bütün dünya liderlerini kadınların siyasete katılımını arttırmaya çağrıda bulunarak kota uygulamasına geçmeyi önerdi. " DEMOKRASİ ANCAK KADINLARIN SİYASETE TAM VE EŞİT KATILIMIYLA MÜMKÜNDÜR " dedi. Rapor kotaların kadınların siyasete katılım oranının üzerindeki pozitif etkisine de değinmektedir. Geçen yıl  seçim yapılan 59 ülkeden 17 tanesi bu konuda kota uygulamış ve kota uygulayan ülkelerde kadının siyasete katılım oranı %27'ye çıkarken, uygulamayanlarda %16'da kalmıştır.  Dünyada kadınların mecliste yer yer alma oranlarının ortalaması % 19,7.  Henüz dünya ortalamasına ulaşamamışız. Kadınların mecliste en çok temsil edildiği bölgelerin başında İSKANDİNAV ülkeleri %42 ile başta gelirken, onları % 22,6 oranı ile KUZEY ve GÜNEY AMERİKA ÜLKELERİ  takip ediyor.

Mecliste en az kadın milletvekili oranına sahip bölge %11,3 ile ARAP ÜLKELERİ.   Kadın bakan sayısı açısından yine ilk dört sıra NORVEÇ,İSVEÇ,FİNLANDİYA ve İZLANDA'ya ait.  Ülkemizde de bir an evvel  kota uygulamalarına ve  12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği ile kadınlara uygulanacağı kabul edilen pozitif ayrımcılık uygulamalarının hayata geçirilmesi gerekiyor. "

Kaynak: Yeniçağ Gazetesi ( 5 Aralık 2012)

Ayşegül Dalkır Kahveci - Dalkır Hukuk Bürosu - Boşanma Avukatı - Ankara - En iyi Boşanma Avukatı - Türkiye'nin en iyi boşanma avukatı