Neredesin Ey Türk Milleti

Ülkemizi işgal yıllarında birçok kere bağımsızlık için harekete geçmesi yönünde padişah VAHDETTİN’e pek çok teklifler yapılmış ama o bu teklifleri hep reddetmiştir. Ve Türk Milleti için “ BİR MİLLET VAR KOYUN SÜRÜSÜ… BİR ÇOBAN LAZIM ,O DA BENİM “ diyerek halkını koyun sürüsü olarak gören bir padişahın o halka inanıp o halkla birlikte mücadele etmesi beklenemezdi. Türk Milletinin ise İzmir’in işgali ile sabrı taşmış yurdun dört bir yanında mitingler, toplantılarla işgal protesto edilmiştir. 19- 30 Mayıs 1919 tarihleri arasında İstanbul’da BEŞ MİTİNG DÜZENLENMİŞTİR.

İlk miting 19 Mayıs 1919 da düzenlenen FATİH MİTİNGİDİR. Yaklaşık 75 BİN İSTANBULLU katılmıştır. İlk konuşmayı HALİDE EDİP ADIVAR yapmıştır. Halide Edip konuşmasının bir yerinde şunları söylemiştir:
Türkler! Vatandaşlar! Bütün insanlarımızın yaratıcısı büyük Allah’ımız şahit olsun ki, bu inancımız bizi herhangi bir topun güllesine, herhangi bir zulmün ateşine karşı götürecek kadar kuvvetli ve ateşlidir. İşte biz bütün bunlara dayanarak hakkımızı kurtaracağımızdan eminim…Yaşasın milletimiz !
20 Mayıs 1919’ da ÜSKÜDAR MİTİNGİ yapılmıştır. Yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı Üsküdar mitinginde özellikle KADINLARIN işgali kınayan konuşmaları dikkat çekmiştir. Örneğin SABAHAT HANIM Türk kadınlarının vatanı koruma kararlılığını şöyle ifade etmiştir: “ Biz kadınlar da bu hak savaşında en önde olacağız ve medeniyete yalanlar söyleyen varlıklara her zaman lanetler edeceğiz.”
22 Mayıs 1919 ‘da yaklaşık 30 bin kişinin katılımıyla Kadıköy Mitingi düzenlenmiştir. 23 Mayıs 1919‘da BİRİNCİ SULTANAHMET MİTİNGİ yapılmış, bu mitinge 200 bin kişi katılmış, Mehmet Emin Yurdakul ve Halide Edip Adıvar ‘ın çoşkulu konuşmaları büyük heyecan yaratmıştır. Mitingde yapılan konuşmalardan sonra vatanı kurtarmak için azim ve ümitle her şeyin yapılması, gerekirse bu uğurda seve seve ve bile bile ölünmesi gerektiği belirtilmiştir ve bu miting basında “YÜZ BİN TÜRK YEMİN ETTİ” şeklinde yer almıştır. . 31 Mayıs 1919 ‘da İKİNCİ SULTANAHMET MİTİNGİ yapılmıştır. 100 bin kişinin katıldığı bu mitingde de Hamdullah Suphi gibi vatansever Türk aydınları çok ateşli konuşmalar yapmıştır. Kadıköy mitinginde yine vatansever Türk kadınları kürsüye fırlayıp işgali kınayan ateşli konuşmalar yapmıştır. Örneğin o sırada bir Darülfünun öğrencisi olan Münevver Saime Hanım, büyük bir heyecanla sürdürdüğü konuşmasının bir yerinde şunları söylemiştir:
Yarab!Ben kardaşlarıma değil ilk önce sana sesleniyorum. Vatanın felaketi karşısında bir genç kızın feryadını dinle. BU AĞLAYAN ANNELER ŞEHİTLERİN ANNESİ. BU BOYNU BÜKÜK GENÇ KADINLAR, FEDAKARLARIN GENÇ ZEVCESİ. ŞU HIÇKIRAN YAVRULAR ASKERLERİN YETİMLERİ DEĞİL Mİ? BÖYLE NECİP BİR KAVME GÖZYAŞI DÖKTÜRMEKTE HİKMET NE ? Galipler size hitap ediyorum: Eğer bu mücadeleleriniz insanları mutlu etmek içinse, biz de insanız. Geleceğin ne olacağını sorabilmek için geçmiş zamanları göz önüne getirmek lazımdır. Ey tarihlerinin kara günlerini yaşayanlar size hitap ediyorum. Milletler için kara günler olabilir; fakat artık yok olmak yoktur! Bu millet yok edilemez. Tarihin sayfasına kendilerini yazdıranlar var olmak şerefine mahzar olmuş demektir. Milletler için de öldükten sonra dirilme var. İşte Lehistan…Milletimizin yok edilebileceğine inananlar aldanacak. Heyecanlarımız,kanlarımız söndürülse bile,göğsümüzde milliyetten yapılmış bir kalp var ki, onda bir yabancının , bir düşmanın ne ihtiras ne korkusu yaşar. Onların semalarını kaplayacak ancak bağımsızlık havasıdır.
Ben kendi bağımsızlığı gasp edilmiş bir milletin kızı olarak bağımsızlığıma nasıl yürüyeceğimi söyleyeceğim. Bu beyanatım, kollarımızı bağlamak isteyenler için dikkate şayan olmalı: Oğlum bana “ Ben neyim “ diye ilk sorduğu günü ona semalardan haykıran bir melek gibi “BÜYÜK TARİHLİ BİR TÜRKSÜN! “diye hitap edeceğim. Bu nida, bu hayırlı ses onun ruhunda ne fırtınalar hazırla. Ninnisini söylerken bu günleri yanık sesle ruhuna serpeceğim. Ona büyük Türk ırkının şereflerini terennüm edeceğim. Kundağına mimarların yaptığı bu abideleri işleyeceğim. Masallarda Fatihleri,Yavuzları anlatacağım. Mendilinde ,kitabında, cüzdanında, fesinde hep İzmirler görecek. Ölürken ona babamdan kalma altın kakmalı kılıcını, rafta sarılı duran bayrağı bir miras olarak vereceğim.Ve kulağına gizli bir vasiyet söyleyeceğim. İşte o günden itibaren galiplerin taktığı zincirler çözülmeye mahkumdur. Çünkü o gün oğlumun kalbine ektiklerim, hürriyet çiçekleri olarak açacak, kızıl isyan olarak taşacak… “
Münevver Saime Hanım’ın vasiyet ettiği Türk Milleti nerede? Her karış toprağı şehit kanıyla sulanmış , vatan millet sevgisiyle büyük Kurtuluş mücadelesini kadınıyla erkeğiyle genciyle gerçekleştirmiş anlı şanlı milletimiz nerede? Bu suskunluk bu sindirilmişlik nereye kadar devam edecek ? Yoksa hakikaten genlerimizle mi oynandı ? Bir yanda hain pusularla kaybettiğimiz şehitlerimiz, diğer yanda Diyarbakır’da “ biz kendi bağımsızlığımızı ilan ettik , Türkiye Cumhuriyeti devletini, meclisini tanımıyoruz “ diyen bölücüler bir başka yanda ise buna sessiz kalan iktidar ve bu iktidara oy veren %50 vatandaşımız… İktidarı ve bölücüleri kınıyor, tüm şehit ailelerine başsağlığı diliyor ve duyarlı TÜRK MİLLETİNİ DE ASLINA DÖNMEYE DAVET EDİYORUM.
Demokrat Parti Kadın Kolları
Genel Başkanı
Av. Ayşegül Dalkır Kahveci

Ayşegül Dalkır Kahveci - Dalkır Hukuk Bürosu - Boşanma Avukatı - Ankara - En iyi Boşanma Avukatı - Türkiye'nin en iyi boşanma avukatı